Son zamanlarda duyduğum en anlamlı, uzuun yaşanmışlıkları kısacık anlatan en güzel cümle.
İnsanları seversiniz, birlikte vakit geçirirsiniz, ihtiyaçları olduğu an iki eliniz kanda olsa koşup gidersiniz, yol gösterir, yoldaş olursunuz, hem iyi gün hem kötü gün dostu olursunuz (ki aynı anda ikisini birden olmak maharet ister), sonra bir gün yanlarında olamayıverirsiniz.
Neden?
Çünkü sizin de kendinize göre bir hayatınız vardır, kendinize göre dertlerinizi sevinçleriniz vardır, halletmeniz gereken işleriniz vardır, kısacası muhakkak geçerli bir bahaneniz vardır...
Sonra bir bakarsınız ki o geçerlilik sadece size göre geçerlilik...
Bir anda kötü insan ilan edilirsiniz, yüzünüze bakılmaz, telefonlarınıza çıkılmaz, selam sabah kesilir, bir şekilde ulaşıp sebebini öğrenmeye çalışırsınız, "sana oyle gelmiş" cümleleri ile geçiştirilirsiniz, tabi, size öyle gelmiştir canım yaaa...
Eyy İnsanoğlu!
Nankörlük sadece insana has bir özellik.
hani karşınızdakini aptal yerine koyduğunuzu sanıyorsunuz ya, aklınız sıra görmezden geldiğinizi, Aklınız sıra ders verdiğinizi...
Karşınızdakini dünkü çocuk sanıyorsunuz ya;
Size öyle Gelmiş Canım...
Eyy İnsanoğlu!
Merhamet de insana has bir özellik.
Herkesin yaşanmışlığı kendine.
Karşınızdaki sizi hala adam yerine koyuyor, yanınızda olmaya çalışıyorsa, kendinizi sizin yerinize koymaya çalışıyor, derdinizi anlamaya uğraşıyorsa merhametindendir, insanlığındandır.
Buna rağmen yaranamıyorsa Nankör olduğu zaman susacaksınız...
o da yediği Kazıktandır...